Dr. A. M. TASKIN
23.01.2002

ADI, BAYRAGI, COGRAFI KONUMU, NÜFUSU


1- ÜLKENIN ADI ILE BAYRAGI

a) Ülkenin Adi

Çok eski çaglardan bugünlere kader yasatip gelen gelenekleri ile yaratiklari törelerine göre Türkler kendi önderleri ile yöneticilerine çok deger veren bir budunlar, bu için yasadiklari topraklarla kurduklari devletlerine hep kurucu kisilerin adini vererek gelmisler. Böyleçe, çok yakin geçmisten beri Avganistan adini tasiyan bu topraklarda, binler yil önce ilk kentlesme ile ilk uygarligi yaratan Türkler, yine su topraklarda onlarca büyük devletler ile kaganliklar kurmus olsalar da, bu kurdugu kaganliklari ile büyük devletlerine hep kurucu kisi yada onun bagli oldugu boy, urug veyada baskentinin adini vermisler. Bugünkü Avganistan topraklarinda kurulan Toharlar devleti, Yüciler devleti, Küsanlilar devleti, Gaznalilar devleti, Selcuklilar devleti, . . . ve Anadolu'da da Osmanli devleti ve Bati-Türkeli'de kurulan Temürliler, . . . devleti bu iddianin kaniti için bir kaç örnektir.

Bunlara ragmen, bugün Türk cumhuriyetleri adina tanilan Özbegistan, Kazakistan, Kirgizistan ile Türkmenistan cumhuriyetleri ile Tacikistan cumhuriyeti, Dogu Türkeli, Rus Federasyon'nun bir büyük bölügü ile Güney Türkeli'ni kendi içinde alan topraklar çok eski çaglardan BÜYÜK TURAN adini tasimaktadir. Bilisimizçe, kendine Türk adini veren ilk devlet Göktürk devleti edi, su devlet arkali Türkler yasayan topraklara Türkeli/Türkistan adinin verilmesi de baslanmis oldu. Bunu da bileriz ki Göktürkler çaginda Büyük Göktürk devleti iki bölümden ibaret olmustu, sonralar ondan Bati-Türkeli ile Dogu-Türkeli kavramlari yaratilmisolmustu. Sunundek sonralar, kendi çaginda Göktürk Kaganligi'nin bir vilayeti olan bugünki Avganistan'nin kuzeyindeki Türkeli'ye de, Güney Türkeli/Güney Türkistan adi verilmisti. Ancak bu adlar, bir yandan Rus sömürgeci devleti ve baska yandan da Çin talanci devletinin Türkelleri'ye ileri giterek isgal edisinden sonra, bu devletlernin büyük çabalari ile yavas yavas unuturulmaya ve unun ornunda [=yerinde] da "Orta Asya" ile "Sinkiang" kavramlari ornatilmaya baslatildi. Bu iki talanci devlet tarafindan, Türk adini bu topraklardan silip atmak için yürütülen siyaseten dolayi, bugün herkez Bati-Türkeli /Bati-Türkistan kavramlarinin yerine "Orta-Asya" ve Dogu-Türkeli/Dogu-Türkistan yerine da "Sinkiang" kavramlarini kullanmaktalar.

Su gibi, bir yandan bü iki büyük sömürgeci devletlernin güçlü etkisi altinda olan Kabil yönetimine baskisi ve baska yandan da bu yönetimin kendi içinde disaridan uyandirilan ve desteklenen Türklere karsi yagilik duygusudan dolayi, bu ülkede de Türkeli kavraminin yerinde "kuzey" sözcügü kullanilmaya baslatildi. Sonucta, 20. yüzyilnin ortalarina kader Türkistan denilen bölge, bugün "semti sumal/kuzey bölgesi" adini tasimaktadir.

Bu konuya iliskin en aci olaylardan biri kaçgün önce, ABD ziyareti sirasinda tüm basin ile yayin organlarinin huzurunda, sayin Ecevit'in basindan geçti. Böyle ki, Ecevit bir gazeteçinin Dogu-Türkistan dogrusunda sordugu bir soruyu, bir kaç kez tekrar edmesine ragmen, sonuna kader hiçte anlamadi ve böyleçe düzgün cevap da verebilmedi. Bu olayin aciligi nerde, her kes de bir soruyu bilmeye bilir deseniz ben de size katiliyorum, niçin ki her kisi- eger o kisi bir basbakan da olsa- bir soruyu bilmeyebilir. Ancak, sayin Ecevit bir yandan siradan bir kisi olarak degil, belki Türkiye Cumhuriyeti'nin basbakani sifatta ve baska yandan da bir soruyu degil belki "Dogu-Türkistan" kavraminin- gazeteçinin bir kaç kez tekrar etmesine ragmen- ne ve nerede oldugunu anlayamadi. Böyleçe görüyoruz ki Ruslar ile Çinliler'nin etigi çabalari kisileri -hatta basbakanlarimiz da- ne kader etkilemistir!

Ancak, Avganistan'nin konusuna gelinçe, bu ülkenin içinde ve disinda var olan bir takim çevreler, Asya'nin bu bölgesinde olan ayrim siyasi ve irkçi ülküleri ve yakin yada uzak amaclarindan dolayi, uzak geçmislerden 5. miladi yüzyila kader, bu ülkenin kendine hiç takmayan bir adi, demek ''Aryana'' (Aryalilar [=Ari, irkina bagli kisiler] ülkesi, yurtu anlaminda ) adini tasidigini ileri sürmekteler.

Bu çevreler, kendi iddialarinin kaniti olarak, Veda ile Avesta gibi eski inançlardan kalan -çok eski çaglardan kaldigi ve ayri çaglarda çesitli siyasi ve mezhebi amaclardan dolayi üzerinde uydurmalar yapilan- ayri metinlerde "Arya" sözcügü ile ayri yerler, daglar, . . . adinin geçdigini ileri sürüyorlar. Bu metinlerde gelen yer, dag, yol, irmak, . . . adlari - dogru oldugu durumda- yalnizça bu irka bagli olan kisilernin buralardan geçen zamanda onlari görerek hakinde söylediklerini gösterebilir. Böyle tarihi metinler üzerinde olan arastirmalar bugüne kader hep siyasi ve irkçi amaclar ile karistirilmistir ve olardan gerçekleri ögrenmek de pek kolay degil. Ancak, bunu bileriz ki Mekedonyali Iskender (M.Ö.356-323) Türkeli'nin büyük bölümünü isgal altinda almisti ve onun ölümünden sonra Rom etkisi altinda bu topraklarda kurulan devlet kendi kültür sömürgeçiligini gerçeklestiris için çokta çabalanmisti ki, o çabalardan biri de, isgal altina alinan bölgelere, Romali adlar takmak olmustu. Böyleçe bir sira vilayetlere asagidaki Romça adlari verimis olmustular: Sogdiana (bugünkü Özbegistan'nin Buhara ile Semerkand kenleri bölgesi), Baktrien (Güney Türkeli'nin Balh bölgesi), Margiana (Türkmenistan'da olan Mari bölgesi), Aria (Avganistan'nin bati bölgesinde olan Hirat sahesi), Drangiana (Avganistan'nin vilayetlerinden biri olan Çahansur bölgesi) ve Arahozia (Avganistan'nin vilayetlerinden biri olan Kandahar ile Belüçler bölgesi). Böyleçe görüyoruz ki, eger çok eski çaglarda Aria kavrami kullanilmis olsa da, bu kavram tüm Avganitan'ni degil belki yalnizça onun batisindaki bir küçük vilayetini kapsamis olmusmus.

Sunun dek, yine su çevrelernin ayrim iddialarina göre, bu ülke 3. yüzyildan 19. yüzyila kader de kendine, günes çikdigi yer yada dogu anlaminda olan ''Horasan'' adini tasimis olmusmus.

Bu ve bunun gibi baska iddialar, bu güne kader Iran, Avganistan ile Tacikistan'da var olan ve ayrim devletler arkali da kollanilan ''Büyük Iran'' kurma ülküsünü tasiyan, iste irkçi ''Pan-Irançi'' çevrelernin öykülerinden bir küçük bölümüdür. Böyle irkçi söylentilernin yanlis oldugu ile perde arkasi amaclarini gelecek bölümlerde göz önünden geçireceyiz.

Ancak, bunu biliyoruz ki bu ülke, 19. yüzyilin baslarindan beri, kendine (resmi ad olarak ilk kez 1801'nci yilda Ingiliz ile Iran'nin arasinda, Avganistan konusunda imzalanan bir anlasmada, bu ülkenin adi Ingilizler arkali resmen "Afganistan" olarak yazilmistir) Afganistan [=Avganistan] adini tasimaktadir.

Bu ad, "Afgan" (gerçekte Avgan sözcügünün arablastirilmis türü Afgan oluyor ki, bu için ülkenin Türkleri onlara bugüne kader Avgan, Hindustanlilar da Pettan ve kendileri ise Afgan, Pehtun yada Pestun de demekteler) sözcügü ile yer ve yurt anlamina olan Farsça'nin "-sitan" ekleminden ulasmis olmaktadir ki tam anlami ise Afganlar yada Pestunlar, Pettanlar'nin yurtu yada ülkesi demektir. Ancak, bu ülkede yasayan her kimse, o sirada bir kaç milyonluk Türk topluluguna da, bilimsel olarak "Afgan" degil, belki yalnizça Afganistan'nin ülkedesi veyada Avganistanli demek dogrudur. Bundan ötesine, demek kendini AVGAN tanimayanlara, Avgan demeyi bir büyük haksizlik olarak görmek gerekir.

Su gibi bu ülke, 1919'ncu yilda Ingilizler'den kendi siyasal özgürlügünü alana kader, "Avganistan Emirligi" adini, bu tarihten sonra da "Avganistan Kiralligi" adila tanitmis olmus. Ancak, 17.07.1973'ncü yilda ülkenin son kirali Muhemmed Zahir, amcasinin oglu olan Davud Han denilen kisi arkali bir darbe ile hakimiyetten düsürülmesinden sonra, "Avganistan Cumhuriyeti" adila, 27.04.1978'inci yilda Moskova yanli "Avganistan Halkinin Demokrat Partisi" arkali yapilan askeri darbeden sonra ise onun adi "Avganistan Demokratik Cumhuriyeti" oldu. Sunun dek 1992'inci yilda Moskova yanli hukumetnin çöktürülmesinin arkasindan da, sözde "Mucahid"ler döneminde bu ülkenin adi yine "Avganistan'nin Islami Devleti" koyuldu.

Simdi bakalim, 20.12.2001'nci yilda, Almanya'nin Bon kentinde kurulan ve ABD ordusunu destegi altinda ülkeye sokulan bu yeni hükümet kendine ve bu ülkeye yine hangi bir adi verecek?



 


b) Ülkenin Bayraklari

Türkçe'de bayrak için kullanilan kavramlarin sayisi, onun Türkler'nin yasaminda oldugu önemini en iyice anlatmaktadir. Dilimizde bu önemli belge için kullanilan kavramlar, Bayrak/Batrak [M. Kasgarli'ya göre, mizraklarina ipek takilan bayrak], Perçem/ Beçkem [M. Kasgarli'ya göre, alamet, belge, savas günlerinde yigitlerin belge olmak üzere takindiklari ipek parçasi, ya da dag sigiri kuyrugu], Sancak ["sançmak" dan gelen, büyük bayrak; üzeri yazi islemli ve kenarlari saçakli bayrak anlamina. D. M. Dogan: Büyük Türkçe Sözlük, 10. Baski, Ülke Yayin Haber.], ile Tug'dan [M. Kasgarli'ya göre, hakanin yaninda çalinan kös ve davul, sancak, ipekten yada kumastan yapilan bayrak anlamina] ibarettir.

Avganistan denilen bu Türkelin'de, Türkler çok eski çaglardan yagilarina karsi yaptiklari savaslarda, kendi belgeleri olarak ayri boyakli ve çesitli kuslar, büke [= ejderha], kaplan, kurt gibi türlü belirtelerle süslenmis bayraklari kullanmislar. Ayri tarihçiler, Islam'dan önce, Türk büyük yalavaci olan Sartust [=Zardust, Zaradust, . . . olarak yazilan] çaginda, bu ülke bayraginin boyagi yesil ve 8. yüzyilda ise [demek kendi çaginda Türk büyük önderi olan Abu-Muslim döneminde] kara [=siyah] oldugunu yazmaktalar.

Ancak, bu topraklarda kurulan onlarca Türk kaganligi ile büyük devletlerinden, yalnizça Ak-Hunlar Kaganligi (M.S. 420-552), Göktürk Kaganligi (M.S. 552-743) ve Islam'dan sonra Gaznalilar Kaganligi (M.S. 962-1183), Büyük Selcuk Kaganligi (M.S. 1040-1157), Büyük Temür Kaganligi (M.S. 1369-1501) ile Babür Kaganli'nin bayraklari ile bayraklarini süsleyen belinteleri bize somutça bellidir.

 

 

Akhun

Kaganligi bayragi

Göktürk

Kaganligi bayragi

Gazneliler

Kaganligi bayragi

Selcuklu

Kaganligi bayragi

Babur

Kaganligi bayragi

 

 

Ayri tarihi kaynaklara göre, 16. yüzyildan 19. yüzyila kader bu ülkede türlü bayraklar kullanilmistir. Ancak, 19. yüz yilda ise bayragin boyagi kara [=siyah] ve belgesi de silah ve kiliç ile sarilmis mihrab ve minber olmustur. 20. yüzyilda da, demek 1928'inci yilda, bayragin boyagi yine kara [=siyah], kizil ile yesil ve belgesi de daglar arkasindan çikan günes seçilmisti. Ancak, bu bayragin belgesi yine 1929'ncu yilda bugday dallari ile sarilmis mihrab ve minber ile degisterilmistir.

1978'inci yilda Moskova'ya bagli solcularnin askeri darbesinden sonra, 1979'ncu yilda, bayragin boyagi kizil ve belgesi de bugday dallari ile sarilan "Halk" sözü oldu. Yine su yilin sonunda, Sovyetler'in Kizilordu'su ile ülkeye sokulan Babrek Karmel'in döneminde bayragin boyagi eskisi gibi kara, kizil ile yesil ve belgesi de bugday dallari ile sarilan yildiz, günes, minber ile açilmis bir kitap oldu. Su gibi o tarihten beri gelen herbir siyasi güç kendine ayri bayrakla belgeler seçmistiler, bunlardan örnek olarak "Mucahit"ler'in irkci döneminde de kara, yesil ile ak [=beyaz] bayrak, "Talib"ler'in kara döneminde de ak bez oldugunu biliyoruz. ABD yanli yeni yönetimin de, hangi bayragi seçecegini tanri istese, hep birlikte göreceyiz.

 


1978'nci yilda ülkenin yenilestirilenen bayragi ile devlet nisani

 


CMIA'nin Bayragi